Hakkımızda
Anadolu’nun kadim yollarından, Tarihi İpek Yolu’nun bereketli toprakları üzerinde bir şehir: Gümüşhane.
Doğu Karadeniz’in yemyeşil dağlarında, doğanın cömertçe sunduğu kuşburnu, alıç ve sayısız yaban meyvesiyle anılan bu şehir, Gümüşsu’nun hikâyesine de ilham olur.
Her sonbahar kızıl bir renge bürünen bu topraklarda, gelenek ve emeğin iç içe geçtiği bir miras doğar.
Gümüşsu’nun temelleri, Gümüşhane’nin kuşburnundan bir marka değeri yaratma hayalini taşıyan vizyoner bir isme, Merhum Emekli Öğretmen Kemal Saygıner’e uzanır.
1970’li yıllarda, bir Köy Enstitüsü mezunu olan Saygıner, Almanya’dan gelen bir kuşburnu çayı hediyesiyle kendi memleketinin zenginliğini fark eder.
“Memleketimin dağlarında istemediğim kadar var,” der ve bu söz, bir kıvılcımın başlangıcı olur.
Kemal Öğretmen’in öncülüğünde, Gümüşhane’nin köylerinde doğaya ve emeğe dayalı bir kooperatif hareketi başlar.
Köylülerin el birliğiyle topladığı meyveler, önce on köyde kurulan on kooperatifte işlenir, ardından Gümüşhane’nin adıyla özdeşleşen Gümüşsu Meyve Suyu Fabrikası hayata geçirilir.
Böylece hem yöre insanının emeğine değer katan hem de doğanın bereketini sofralara taşıyan bir gelenek doğar.
Bugün Gümüşsu, o ilk kıvılcımın taşıdığı heyecanla yoluna devam ediyor.
Her ürünümüzde doğallık, katkısız içerik ve emeğe saygı ilk günden bu yana değişmeden sürüyor.
Gümüşsu, yalnızca bir marka değil; Gümüşhane’nin doğasına, insanına ve kültürel mirasına duyulan güvenin adıdır.